TARİHİ MİRAS TEKNELER
Taştan evler, kiliseler, şatolar, anıtlar asırlarca ayakta kalsa da ahşap teknelerin çok daha kısa bir ömürleri vardır. Yelkenli iş tekneleri 20. yüzyılın ilk yarısında yavaş yavaş kayboldular ve motorize edilip ayakta kalabilen çok az örnek bize geçmişin tanıklığını yapıyor. Diğer taraftan halen yaşayan bir kaç örnek de sadece geçmiş devasa tarihin sadece deforme olmuş veya değişime uğramış örnekleridir Tarihi mirası korumanın tek yolu azami özgünlük ile yeniden yapımlardır. Bazen, çağdaş bazı mimarların tarihi mirası korumak adına yeniden çizdikleri rölöveler var. Ama çoğu zaman bu tekneleri yeniden inşa ederken ve donanımlarını oluştururken eski fotoğraflardan, kartpostallardan, resim ve gravürlerden, tersanelerin yarım kabuk maketlerinden yararlanmak gerekiyor. Tabii marangozluk işçiliğinin de bilinmesi gerekirken sonradan yöresel olarak yapılan tadilatlar ve motor uygulamaları ile özgünlüklerini kaybetmiş ....
GELENEKSEL GEZI TEKNELERI
Geleneksel gezi tekneleri tarihi–bizde ki eski deyimle geleneksel tenezzüh tekneleri- çok eskiye dayanır Gokstad ‘da zarif çizgilere sahip 2 çift kürekli, iş teknesi olamayacak kadar narin bir Viking teknesi bulundu. Başlangıcından bugüne kadar gezi tekneleri öncelikle dönemin estetik değerlerine uygun olarak yaratıcısı mimar ve sahibinin ortak çabaları ile oluşan “iyi tekneler” olarak sonra bölgesel bir gelenek manzumesi olarak, tabii ki gelişen teknolojiye ayak uydurarak ve tabii kullanım alanları, gezi, balıkçılık, yarış, nehir seyri, göl kullanımı, okyanus yolculukları gibi amaçlar ile sayısız çeşitlilik göstermektedirler. Evrenseldir. Sabit tonajlı tenezzüh tekneleri XIX. yy başında yerel teknelerin ortak özellikleri ile birlikte klasik yatçılığa yol açmışlardır Yerel denizcilikte kökleri çok derindir. Empresyonistler döneminde Seine, Havre, Carentec, Brest sahilleri, Morbihan körfezi, Aşağı Loire bölgesi, Arcachon havzası, Marsilya bazı sayılacak ....

YELKEN KÜREK TEKNELERİ
Modern zamanlar gelip her şeyi allak bullak etmeden önce ister balıkçılık, ister gezi veya hizmet teknelerinin tümü rüzgârı yelken gücü ile kullanıyordu. Gerçekten de birbirinden ayrılmaz ikili: Çünkü bir yelken teknesinin limana giriş çıkışlarında, sıkışık bölgelerde manevra yapmak için küreğe ihtiyacı vardı diğer taraftan da kısıtlı ve korumalı alanlar dışında kürek tekneleri rüzgârın yardımını reddedemezlerdi. Kademeli olarak 20 yüzyıl boyunca geleneksel tekneler geliştiler. Amatörler « balık-gezi » teknelerinde motor ve yelkeni birleştirdiler. Yarışçılar « hafif salmaları »  veya yarış salmalarını daha ileri tarihlerde katamaran ve rüzgâr sörflerini icat ettiler. Çıplak kürek tekneleri ise az denizci çok güçlü hız motorlarının doğmasına neden oldular. Polyester dışındaki bu gelişimin ortak paydası günden güne gelişen özel amaçlı teknelerdir. Oysa geleneksel tekneler yöre şartlarına ve yaptıkları işlere, bulundukları denizlere uygun olarak ....
FAERING
Oselvar tekneleri geleneksel olarak batı Norveç’te Hordaland’da üretilirler. Çıkışları Bergen kentinin hemen güneyi olan Os bölgesidir ve 18.yy dan beri üretilmektedirler. Daha sonraları Hardanger ve Lysefjorden‘de üretilmeye başladılar. Bu tekneler fiyortlarda kullanılmaya çok elverişlidir. Hafif olan tekneler kürekte çok hızlıdırlar. Yelkende de hızlı olan bu tekneler açık denizde kullanılmak için uygun değildir.18.yy’dan itibaren en yoğun olarak Os nehri ağzında imal edildiklerinden bu ismi aldılar. Bölge tekne yapımcıları hafif, ince eve zarif tekneleri ile meşhurdu. Ve bu tekneler bir zamanlar aşağılayıcı bir sıfat olan ve Bergen dışındaki sahillerde ve adalarda yaşayanlara verilen isim “Striiler”e çok uygundu. Striilerler bu teknelerle Bergen‘e balık ve sebze taşırlardı. Bergen limanı rıhtımına borda bordaya yanaşan striile tekneleri içindeki satıcılar bağıra çağıra mallarını satar pazarlık yaparlardı. Striile tekneleri hem taşıma hem de ....


SWAMPSCOTT DORY’Sİ
Eğer Atlantik okyanusunun her iki yakasında evrensel olarak tanınan genellikle de bir iş yelkeni donanımlı Grand Bank Dory’si ise Amerikanın kuzey doğusu bu tip teknelerin en etkin ve gelişmişi, yelkene uygun olduğu kadar kürek seyrine de uygun olan Swampscott dory’sinin doğumuna neden olmuştur. Kısa zamanda bir salma da eklenen bu hafif ve şık tekne yüzyılın başında kulüpler tarafından bir halk eğlencesi olan yarışlarda kullanılmaya başlanmıştır.

Bugün Swampscott özellikleri nedeniyle amatörler tarafından en çok kullanılan ve aranan klasik bir ....


LATİN YELKENLİ TEKNELER
Latin yelken özellikle Akdenizlidir. Barbaros’un kalyonları, Fransa Kralı XVI. Louis’nin
korsanı Nis’li Bavasto’nun gemileri gibi pek çok tekne XVII. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar
Latin yelken ile donatılmışlardır. Şebekler, Mitcana barkaları, İtalyan tartanları Latin yelken kullanıyorlardı.

Genellikle iş teknelerinde, balıkçı teknelerinde, Katalan kayıklarında, Ege piyadelerinde
kullanılan bu yelkenlerin sadece resimleri bize ulaştı. Acaba öyle mi? Akdeniz de, geç Ortaçağdan beri diğer yelken tipleri (kare veya trapezidal) kullanılsa da karakteristik yelken tipi latindir. Paul Adam onu “ üçgen şekilli, direğin gerisindeki alanı Bu özellikleri ile orsaya girebilen mükemmel aerodinamik perform....

RANDA ARMALI TEKNELER
Savaş gemileri, gabya yelkenli kabotaj tekneleri ve ağır taşıma teknelerinden önce Brigantinler randa armalı yelken kullandılar. Küçük balıkçı teknelerinde görülmesi daha geç tarihlerdedir.

Üçtebir serenli kare yelkenlere göre biraz daha karmaşık olsalar da daha az mürettebata ihtiyaç duyarlar. Yelken alanı büyüdüğünden sayelerinde teknelerin hızı artmıştır. “Yatçılar” çok kısa zamanda bu armayı benimseyip sürekli geliştirdiler.

Yarış amaçlı küçük tekneler yanı sıra iş teknelerinden esinlenerek ortaya çıkan gezi tekneleri de iyi denizci, iyi yürüyen ve kolay manevralı bu armayı benimsediler......

ÜÇTEBİR AŞIRMA SERENLİ YELKENLİ TEKNELER
Zamanında korsan lağerleri ve Bisquine’lerde altın çağlarını yaşayan bu yelken donanımı en basit şekli ile alçak gönüllü mizana yelkenli kayıklarda günümüzde en revaçta yelkendir. Bu donanım çok basit, aynı zamanda çarmıh olarak da işlev gören tek mandarlı, genellikle de makara donanımsız ıskotalıdır.

İsmini serenin ucundan itibaren üçte bir mesafede bağlanan mandar noktasından almıştır. Atlantik ve Manş Denizi fakir balıkçıları tarafından kullanılmış sonra da unutulmuştur. Yeniden geleneksel teknelere revaç ile denizcilik yaşamına yeniden girdi.
Günümüzde “diğer yol” diye tanımlanan yelken&kürek tekneleri ile altın çağını yaşıyor.......

Hess’in Bristol Kanal Cutter’ı

"Az git, yavaş git ama şimdi git"

Bu küçümen uzun seyyahat teknesi çağımızda inşa edilen en denizci, “Az git, basitçe yürü, ama şimdi git” deyimi ile formüle edilen hayatın asli mantrasına en uygun teknedir. Lyle –Hess tarafından tasarımlanan, Sam L.Mors tarafından inşa edilen 28 Foot Bristol Kanalı Cutter’ı neredeyse yarım asırdır, ticaret rüzgarlarında günde 150 mil kat’eden, fırtınaların üstesinden gelen, mürettebatını güvenle ve mutluluk içinde taşıyan bir açık deniz teknesidir.Büyükannesi yine Hess tarafından tasarlanan 24 ft randa armalı Renegate 1950lerde Newport-Ensenada yarışını iki kez kazandı.....